Ana içeriğe atla

RUHSAL YORGUNLUK

Ruhsal acılar, fiziksel acılardan daha korkunçtur...
 
İçimizde  biriktirdiğimiz öfke, kaygıstres bunun gibi bir çok şey ruhumuzu örseleyerek ruhsal yorgunluğa sebep olabilir. Yaşadığımız olumsuzlukların ruhumuzda bıraktığı izleri sıcağı sıcağına fark etmeyiz... 

İlk başlarda fiziksel yorgunlukmuş gibi kandırır bizi. Önce elimiz, kolumuz yoruldu sanırız, sonra bakarız tüm bedenimizde, iliğimizde, damarlarımızda dolanmaya başlar, bu yorgunluk. Uzansam dinlensem geçer sanırız. 

Geçmez...  

Yanıldığımızı anlarız.  

Ruhumuzu yoran bir çok neden olmasına rağmen, en çokta bize yaşatılanlara isyan edip,  sabretmek zorunda kalmak yorar ruhumuzu.   

Son zamanlar benim de içinde bulunduğum durum...  

Garip bir şekilde güçsüz hissediyorum kendimi. Kanadı kırılmış bir kuştan farksızım bu aralar. Ne yürümeye takatim ne de kimseyi dinlemeye gücüm var. 

Kapısı kilitli bir odada oksijensiz kalmış garip bir boşlukta çivili gibiyim...Nedenini bilmediğim bir keder akıyor damarlarımda. Ölüme hazırlanan yaşlı bir kadın gibi umutsuz ve yorgunum.  

Çocukluğumu özlüyorum kırgınlıklarımın daha saçma sebeplere bağlı olduğu vakitleri, çocukluğumu istiyorum.  

Kendi çizdiğim yolun çok dışına çıkmadığım hayatımı istiyorum. Artık yaşamı kıyıdan takip eden birisi olmaktan yoruldum...    

İçimdeki karanlığın ruhumu kaplamasından,  

Aydınlık günlerin gelmeyeceği endişesindenbedenim yorgun...ruhum durgun...  

Ama ayakta durmalıyım. Zihnimi alıp götüren uçurumlardan kurtulmalıyım. Sanırım karar vermek bana düşmüyor...

Çünkü; kıpırdayamıyorum...

  

Ben kim miyim? 

Ben günlük dertlerin içinde kaybolmuş başarısız bir kadınım...   

Hayata yorgun bakan kişiyim... 

Gölgeler içinde, hayatımın karanlığında boğulanım...

Özümde duyduğum gülümsemelerimin ardında ağlayanım... 

Başlayan yeni güne ait olamamaktan yakınanım... 

Yara bandı olarak sarılmaktan, yorulanım...  

Doğduğum bu hayat içinde, hep iyi olanı oynayanım... 

Her kazanılışların ardından, yitirmelerin gelmesi endişesini taşıyanım.   

En gizemli kuytuda saklananım, bakıldığında görülmeyenim.  

Umut, umut diyerek umudunu yitirmiş bir umutsuz vakayım... 

  

                        

Bazen diyorum ki,

Bıraksam işi gücü, anadan yardan geçip, gelsem senin huzuruna.  

Döksem heybemde biriktirdiğim tüm hüzünleri, kırıldığım yerleri...  

Göz yaşlarımı senin eşiğine bıraksam. 

Desem ki; 

Bu çağ beni yoruyor...  

Senin yanında dinlenmeye geldim Mevlam!!!  

Kucak açar mısın bana da...





   

Yorumlar

  1. Pandemi surecinde yazilarinizi buyuk keyifle okudum, devaminin gelmesini tum kalbimle diliyor sevgilerimi yolluyorum.
    Not: Bir öneri, saya tasarımını tum yazılara kolayca ulaşacak şekilde dizayn ederseniz daha iyi olur

    YanıtlaSil
  2. Güzel yorumunuz ve öneriniz için gönülden teşekkür ederim. Teknoloji bilgim kısıtlı olduğu için henüz sayfa tasarım konusunda yetersizim.

    YanıtlaSil
  3. Hayat zalimlere inat.. Kaleminize sağlık kardeşim

    YanıtlaSil
  4. Teşekkür ederim Leyla hanımcım. Sevgiler

    YanıtlaSil
  5. Bir arkadaşımın tavsiyesi sebebiyle gördüğüm bu mini blogda yazı yayınlayan tüm ekibin bayramını en içten duygularımla tebrik eder başarılarınızın devamını dilerim.

    YanıtlaSil
  6. Teşekkür ederim. Size de iyi bayramlar diliyorum...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Panik atak tansiyonu yükseltir mi ?

Panik atak anında  genellikle;  Titreme, üşüme, baş bölgesinde  karıncalanma, nefes alamama durumu, tıkanıyormuş gibi olma, çarpıntı, tansiyon yükselmesi, bayılıp kontrolü kaybetme kaygısı, ölüm korkusu  gibi ana belirtiler oluşur. Panik atak nöbeti esnasında ölçülen tansiyonun yüksek olması, sizin tansiyon hastası olduğunuz anlamına gelmez.  Panik atak hastalarının, atak anında genellikle tansiyonları yüksektir.   Kalp atım sayısının çok yüksek olması ve damarlardaki büzülme nedeniyle, tansiyon değerleri yükselir.  Bu süreçte yüksek tansiyon hastası olduğunuz  yönünde ki kaygınızda,  yaşam kalitenizi olumsuz yönde etkiler.   Aniden yükselip inen tansiyon genellikle panik atak nedeniyle olur. Hastalar da tansiyon yüksekliği nedeniyle beyin kanaması geçirip felç olma kaygısı yaşarlar. Sık sık tansiyonlarını ölçerler. Ölçtükçe daha yükselir ve bir kısır döngüye girerler.    En doğrusu tansiyon aletinden uzak durmalar...

Stres panik atağı tetikler mi?HEMŞİREDEN

İzimi süren bir panter var: Bir gün beni öldürecek olan Adımlarını durdurmak için yüreğimi fırlatıyorum, Susuzluğunu dindirmek için kan saçıyorum; O yiyor, ama yine de ihtiyacı yüzünden yiyecek arıyor, Mutlak bir adaklığa zorluyor… Panter merdivende Yukarı çıkıyor...  SYLVİA PLATH             PANİK ATAK krizi   her zaman her yerde insanın başına gelebilecek bir sağlık sorunudur. Bunun sevdiğimiz ya da sevmediğimiz bir ortamda bulunmakla bir ilgisi yoktur.  Biraz öğrenmişlikle de alakalıdır.     ilk panik atak krizini bir alışveriş merkezinde geçirdiyseniz, alışveriş merkezine her gittiğinizde yeni bir kriz beklersiniz. Bu bekleme anksiyetesinden dolayı o kriz mutlaka gelir.   Panik atak yaşamımızda gelgitler arasında kaldığımız dönemlerde yaşadığımız duygu patlamasıdır. Bence bu durum birazda kişilik özelliği ile ilgilidir. Genelde küçük şeyleri stres yapan, stres seviyesini normalin üstünde t...

Sevgili Panik Atak- HEMŞİREDEN

                                                           Panik atak anında her şeyin farkında olsak da, vücut korku moduna geçtiği için  her şeyden korkarız...   Aslında kendimizi uzaktan değerlendirirsek ''korkudan korkmak'' gibi bir kısır döngüde olduğumuzu anlarız. O an aklımızda neler geçiyorsa  o düşünce yapısını değiştirmemiz gerektiğini bilmeliyiz... Yine de baktık geliyor, biz kendimize güvende olduğumuz bunun geçici bir şey olduğu sinyalini verirsek, korku oluşması çok daha zorlaşır.          İnsan  neden yaşadığı hayatı, kontrol altına almaya çalışır ki? Kontrol altına alınan her düşünce ve davranış daha işkence verici bir duruma dönüşmez mi? Hayatı akışına bırakmaktır en doğrusu..   Ben ne mi yapıyorum? Panik atak geldiğinde karşısına dikilip,  Eyy sevgili panik...