Olumsuz haberleri izledikçe ki şu an olumlu haber duymak imkansız virüs bulaşan kişi sayısının her geçen gün arttığını, hastane yoğun bakımlarında yaşanılanları özellikle korona servisinde çalışan hemşire arkadaşlardan dinledikçe'' ya yakınlarımdan biri ya da ben bunları yaşarsam'' korkusuyla kaygım iyice artıyor.
Üzerine bir de belirsizliğin verdiği sıkıntı mental yorgunluğumun üzerine binip beni daha, daha aşağı çekiyor.
Neler mi yaşıyorum?
Önce hafif bir boğaz ağrısı, eklem ağrısı. Ateşimde var gibi. Ölçümde derece 36 gösteriyor ama... Üzerimde bir miktarda halsizlik olduğunu da fark ediyorum.😎 Hasta mıyım değil miyim bilemiyorum. Bu şikayetlerime ek olarak hafiften de gıcık bir öksürük tuttu muydu tamamdır. Hele bir de yakın zamanda tedavisini üstlendiğim hastaların yakınlarından birinin testi pozitif çıkmışsa, bu şikayetler daha belirgin oluyor.
Eyvah korona oldum...
Ve hoş geldin panik atak...Pır pır eden bir kalp oksijen alamayan bir akciğer ve huzursuz bir ruh hali.
Tamam panik atak anladık! Kısa kes...
Hadi git yoluna panik atak, git ergen eğlendir diyorum.
Uzun zamandır uğramıyordu ve bir daha hiç uğramayacak sanıyordum. Ama şimdi bu korona günlerinde yoğunluğu ve sıklığı artmış bir şekilde yine birlikteyiz.
Yokuş aşağı hızla giden bir araba gibiyim, bir yere çarpsa da dursam.
Neyse ki uyuyunca sakinleşiyorum...
Bazen kendime kızıyorum kendine gel ,ayıl, seni bu hallere sokan henüz yaşamadığın bir şey olduğunun farkına var diyorum.
Hayatının her bir anı ölü bir yaprak misali senden kopup gidiyor. Gelecekte olması olası problemlerin kaygılarıyla yaşıyorsun. Oysa anın içinde yaşamalısın. Sağlığını kaybedip, ölümle yüz yüze gelmeden hayatının değerini bil diyorum. Ünlü filozof dizelerinde ne güzel de dile getirmiş yaşamımızın gidişatını...
'' Çok zaman geçmeden bir hiç olacaksın, ne şimdi gördüğün herhangi bir şey olacak, ne de şimdi yaşayan herhangi birisi. Çünkü doğanın uygun gördüğü üzere, her şey değişmek, dönüşmek ve yok olmak zorundadır. Şu an bulunduğun yerde sırası gelince bir başkası var olacak.''
Ve sevgili panik atak !!!
Sana karşı olan savaşımda bu raundu da kazandıktan sonra ben, gözlerinin içine bakıp, "sen mi güçlüsün? Hayır ben, ben güçlüyüm, ben ''diyorum.
Ölmüyorum, çıldırmıyorum, bana yaşattığın saçma sapan korkulara dik dik bakıp, kafa tutuyorum sana.

Yorumlar
Yorum Gönder