Ana içeriğe atla

Kendime düşünceler. HEMŞİREDEN

 

Günümüz toplumunu oluşturan bireylerde olumsuz kişilik özelliklerinin artması ( bencil, kırıcı, alaycı, empati yoksunu, iki yüzlü, merhametsiz, çıkarcı )  ruh sağlığımızı korumayı zorlaştırmaktadır. 
      
 Okullarımızda, iş yerlerimizde olumsuz kişilik özelliklerine sahip olanlarla bir arada olmak, bizim gibi hassas ruhlu, adil, merhametli, insan odaklı değerlerle büyütülmüş özelliklere sahip panik atak, tansiyon gibi rahatsızlıklarla mücadele eden kişileri çok etkilemektedir. 
 
Belki de başkalarının yaptığı olumsuz davranışlar yüzünden aşırı hassasiyet göstererek,  biz kendimizi cezalandırmaktayız. 
 
Hassas ruhlu kişiler, kendince bu hengameden kaçmanın yolunu ararlar. 
 
Böyle bir arayıştayken, panik atakla cebelleştiğim günlerde, benim dönüm noktam bundan yüzyıllar önce yaşamış ünlü filozof roma imparatoru MARCUS AURELİUS  un'' kendime düşünceler'' adlı kitabıyla karşılaşmamla  olmuştur. 




 
Keşke okul müfredatlarında böyle yön gösterici bilge insanların fikirlerine ayrıntılı yer verilse ve bizler de faydalansak. 
 
Beni en çok etkileyense, yüzyıllar öncesinde yaşayan biri, imparator da olsa  bizimle aynı kaygıları yaşamış olması... 
 
 Kendime düşünceleri ilk okuduğumda böyle bir yönetici böyle bir imparator olamaz demiştim. Fazla ütopik gelmişti bana. 

Yönetimde olduğu dönem de, yeryüzünün en güçlü insanı olan birinin ''sen sadece insansın'' deyip gücün getirdiği her şeyi elinin tersiyle itip, kendi içsel yolculuğuna çıkması...Cezbetti beni...                          
Neredeyse 2000 yıl öteden fikirleriyle hala bizlere yön gösterici olan ve insanlık var olduğu müddetçe  de hatırasının silinmeyeceği yüce roma imparatoru MARCUS AURELİUS  ''kendime düşünceler'' adlı günlüğünle hoş geldin hayatıma...  
 
Selam sana yüce insan, yolun yolumdur.  
21nci yüzyılda saygıyla eğiliyorum önünde yüce imparatorum... 
                          
 

 
Bence herhangi bir insan topluluğunu yönetecek kişilere, bu yüce imparatoru mutlaka incelemeleri şart koşulmalı. 
 
Neredeyse 2000 yıl önce yazdıkları tüm gerçekliğiyle önümde duruyor. Hayat düsturum olan bir sözü var ki, her daim ruhumu sakinleştirir... 
''Ruhu olayların gidişatıyla sıkmayın. Olayların gidişatının sizin sıkıntınıza ihtiyacı yoktur.'' 
 
 
İnsanları tanıma ve ileriyi görebilme yeteneğine sahip filozof, roma imparatoru M.S. 2nci yüzyılda bile şu sözleriyle sanki, şimdiki düşüncelerimi okumuş! Bir an şüpheye düştüm yoksa cümleler bana mı ait diye. 😆 
 
 ''Sabahleyin uyandığımda kendi kendime şöyle söylemeliyim: Bugün de meraklı, hayırsız, kaba, kıskanç ve bencil insanlarla karşılaşacağım.'' 
 
  Marcus  Aurelius'un  yazdığı bir çeşit kendi iç dünyasıyla konuştuğu günlüğü ''kendime düşünceler'' den bazı alıntılarla noktalayayım. 
 
 '' Düşünceleriniz ne ise, hayatınız da odur. Hayatınızı değiştirmek istiyorsanız düşüncelerinizi değiştirin.''          
                   
'' Eğer bir dış etken seni üzerse, duyduğun acı, o şeyin kendisinden değil. 
 Senin ona verdiğin değerden geliyordur. Onu da her an kaldırma gücün vardır. 
 Unutma ki seni yönlendiren zihnin kendi kendine yetebildiğinde yenilmez olur.  
Tutkulardan kurtulmuş bir zihin kale gibidir. İnsanların sığınabileceği daha güçlü bir yer yoktur.''  

'' Birbirlerini küçümsüyorlar ama yine de birbirlerini övüyorlar. Birbirlerinden üstün olmaya çalışıyorlar, ama yine de birbirlerinin önünde saygıyla eğiliyorlar.''  
 
Zor kullan bakalım, kendine zor kullan, şiddet uygula ruhum; 
Ama daha sonra kendini saymayı saygı göstermeye zaman bulamayacaksın. 
Çünkü insanın bir tane hayatı vardır, ama senin için bu hayat neredeyse bitmiştir.   
O hayatı yaşarken kendine hiç dikkat etmedin, başkalarının mutluluğunu kendi mutluluğun saydın. Oysa kendi ruhlarındaki  hareketleri dikkatle izlemeyenler mutlaka mutsuz olurlar.                
 
''İnsanı çekileceği en güzel yer kendi içidir''

 
    
 '

  


  

 
 
 
  
 

 

Yorumlar

  1. Mohammed Saulari18 Mart 2021 11:36

    Sayın yazar kıymetli yazınız için teşekkür ederiz, toplum olarak adeta bir cinnet halindeyiz. Acaba insanın yaratılışında yani özünde mi var bu çiğlik yoksa insanı yoldan çıkaran toplum mu? Peki eğer suçlu toplum ise o toplumu meydana getiren yine insanoğlu değil mi? Kimimizin günahı daha büyük, kimimizin ise daha küçük. Sözüm o ki masum değiliz hiçbirimiz, saygılar.

    YanıtlaSil
  2. Mohammet bey yorumunuz için teşekkür ederim. Eğitimsizlik işsizlik tüm topluma hitap eden yayın organlarının aşırı şiddet içermesi kişilerin izledikleri yayınlara özenmesi bireysel etkilenmeden toplumsal boyuta ulaşıyor. Farkında olmadığımız toplumsal bir cinnet geçiriyoruz. Bu kaosada sıradan bir olay gibi bakıyoruz.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Panik atak tansiyonu yükseltir mi ?

Panik atak anında  genellikle;  Titreme, üşüme, baş bölgesinde  karıncalanma, nefes alamama durumu, tıkanıyormuş gibi olma, çarpıntı, tansiyon yükselmesi, bayılıp kontrolü kaybetme kaygısı, ölüm korkusu  gibi ana belirtiler oluşur. Panik atak nöbeti esnasında ölçülen tansiyonun yüksek olması, sizin tansiyon hastası olduğunuz anlamına gelmez.  Panik atak hastalarının, atak anında genellikle tansiyonları yüksektir.   Kalp atım sayısının çok yüksek olması ve damarlardaki büzülme nedeniyle, tansiyon değerleri yükselir.  Bu süreçte yüksek tansiyon hastası olduğunuz  yönünde ki kaygınızda,  yaşam kalitenizi olumsuz yönde etkiler.   Aniden yükselip inen tansiyon genellikle panik atak nedeniyle olur. Hastalar da tansiyon yüksekliği nedeniyle beyin kanaması geçirip felç olma kaygısı yaşarlar. Sık sık tansiyonlarını ölçerler. Ölçtükçe daha yükselir ve bir kısır döngüye girerler.    En doğrusu tansiyon aletinden uzak durmalar...

Panik atak ve kalp çarpıntısı

Panik atak anında olan çarpıntı   (bilimsellik içermeden, benim yaşadıklarımdan yola çıkarsam)   başka nedenlerden dolayı oluşan çarpıntılardan daha farklıdır diye bilirim.                Atak esnasında olan çarpıntı, ne göbeğinin üzerinde hissettiğin kuş kanat çırpıyor hissine ne de gece yatarken  kendini dinlediğinde  kalp atış ritminin coşmasına benzer.      Panik atak anında olan çarpıntı da hissedilen,  kalbin, göğüs kafesinde,  olması gereken yerinde değil de   bedenin dışında boşlukta  gümbürdemesidir.                        Güm...güm...güm...  Saymakla hızına yetişemezsin. Ellerin ayakların buz gibi soluman kesik kesiktir.  Kalkıp yürüyecek mecalin yoktur.  Kalp krizi mi  geçiriyorum kaygında artmıştır. Oysa ki ilk değil kaçıncı geçirişin dostum.              ...

Koronavirüs korkusu panik atağı tetikler mi?HEMŞİREDEN

Artık daha amaçsız dolaşma. Gerçekleştirmek istediğin şeyler için hızlan, boş umutları defet eğer kendinle ilgiliysen, hala mümkünken KENDİ YARDIMINA KENDİN KOŞ...            Pandemiyle   b irlikte hem çat kapı uğrama sıklığını hem de yoğunluğunu artırmaya karar veren baş belası panik atağım...                            Olumsuz haberleri izledikçe ki şu an olumlu haber duymak imkansız  virüs bulaşan kişi sayısının her geçen gün arttığını, hastane yoğun bakımlarında yaşanılanları özellikle korona servisinde çalışan hemşire arkadaşlardan dinledikçe'' ya yakınlarımdan biri ya da ben bunları yaşarsam'' korkusuyla kaygım iyice artıyor.                                                                    ...