Ana içeriğe atla

İÇ HUZUR NEDİR?- İÇ HUZUR VE MANEVİYAT


    


 “İnsan endişeden yaratılmıştır.” 




İç huzur ne kadar da önemliymiş.  Kendimizden bir şeyler çalınmış gibi yaşıyoruz onsuz, hep  eksik hep ruhsuz...    

İç alemimizle alakalı olduğu için bu hali dışarıda arayanlar hüsrana uğrarlar...

İster dünyanın en güzel tatilini yapalım, isterse tüm hayallerimizi gerçekleştirelim, iç huzur olmadan olmaz tadı. 

Huzur ve huzursuzluk insanın olduğu her yerde.  İç huzuru ise insanın ruhundadır... Herkes iç huzuru yakalamaya çalışır.    

Bazen ne kadar çok ararsak o kadar çok huzursuz olmak gibi de saçma bir döngüde buluruz kendimizi.  


Onun yokluğunda içimizdeki şeytan, tırmalar durur bizi. Bazen alakasız bir şekilde olayların hep olumsuz tarafını, geriden gelen olumsuz duygularımızı biriktirir, büyük probleme dönüştürür bu şeytan. 

      

Bazılarımız onunla savaşır kazanır bazılarımız boyun eğer savaşı kaybeder.   

Bu hali, içine dönenler,  kendisine acı veren yanlış kodlardan temizlenerek, içine bakan kimseler yakalayabilir dense de... 

  

İç huzur; 

Günümüze kadar filozoflar, bilim insanları, dervişler sıradan olmayı reddeden ve kendisinin efendisi olan tüm insanlar tarafından hep aranmış.          

Her birinin arama yöntemi farklıymış.  

Buldular mı?  

Belki !  Son nefeslerinde...    


Kendisi;

Benim de en büyük çözümsüzlüğümdür.        

Bünyemde nadiren peyda olandır.   

Uzun zamandır gelip de bana merhaba demişliği olmayandır. 

Uğradığında ise ziyaretini kısa tutandır. 

Kısa ziyaretlerinde bile dünyamı güzelleştirendir. 

   

PEKİ NEDİR BU İÇ HUZUR? 


İç huzur denge ve ahenktir...  

Bir şeyi olduğu gibi kabul etmenin verdiği dinginlik halidir...  

iç çatışmalarının ateşkesidir... 

Nerede ne zaman yakalanacağınızı bilmeyeceğiniz bir rüzgarın kısa coşkun dokunuşudur...

Akıntıya  karşı gelmeye çalışmak değil, akıntıyla ilerlemeyi bilmektir... 

İç huzur yaşam enerjisidir... 

Yüklerden arınmak, geçmişin karanlıklarıyla barışmak ve geleceğin getireceklerini endişeyle beklememektir... 

Egoyu yönetmektir...

Hırsla vicdanı barıştırmaktır...   

Sonsuzluğu hissetmektir... 

Hayatının pek çok alanında sana yol açandır, yol gösterendir...                    

Rahat bir hayatın anahtarıdır... 

Bu kadar çirkefliğin, afetin, yoksulluğun içinde tertemiz düşüne bilmektir... 

İç huzur ruhla derinden bağlantılı bir kavramdır... 


İç huzuru yakalayanlar savaşı kazananlardır. 

Hakikate erenlerdir... Mevlana'yı, Şemsi  anlayanlardır. 


 

Mevlana der ki;

Üzülme ey can!        

Bu gün varlığını hiçe sayanlar. Gün gelir gölgeni arar...

Şems der ki;

Hileden desiseden (aldatma, entrika, oyun )endişe etme. Eğer birileri sana tuzak kuruyor, zarar vermek istiyorsa, ALLAH da onlara tuzak kuruyordur.   

Çukur kazanlar, o çukura kendileri düşer. 

Bu sistem karşılıklar esasına göre işler. Ne bir katre hayır karşılıksız kalır... Ne bir katre şer... 

O'nun bilgisi dışında yaprak bile kıpırdamaz sen sadece buna inan... 



Mevlana der ki;

Toprak gibi sessiz olduğum an bil ki;

Şimşek gibi gökte gürlüyor feryadım..! 

Şems der ki;

Hayatta her şey olabilirsin; fakat mühim olan hayatın içinde '' İNSAN'' olabilmektir... 


 '' Huzurla kalın bunu okuyan güzel insanlar; ''

 

Dostum dostum güzel dostum!                 

Bu ne beter çizgidir bu 

Bu ne çıldırtan denge...

Yaprak döker bir yanımız                                    

Bir yanımız bahar bahçe..

  


Yorumlar

  1. Huzursuz kentin kapicisi28 Nisan 2021 18:12

    Son zamanlarda okudugum en guzel denemeydi, gurbet ellerden selamlar

    YanıtlaSil
  2. Çokk teşekkür ederim beğeniniz için. Selam olsun...

    YanıtlaSil
  3. Sabır kalmadı içimde
    Dertler yaş oldu gözümde
    Bu yoksulluk denizinde
    Boğulmadan gel

    YanıtlaSil
  4. Ahmet kaya ışıklar içinde uyusun...

    YanıtlaSil
  5. Lord be with you5 Mayıs 2021 11:03

    Okuduğumda huzur moral veren bir yazı olmuş, devamının gelmesi dileğiyle

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Panik atak tansiyonu yükseltir mi ?

Panik atak anında  genellikle;  Titreme, üşüme, baş bölgesinde  karıncalanma, nefes alamama durumu, tıkanıyormuş gibi olma, çarpıntı, tansiyon yükselmesi, bayılıp kontrolü kaybetme kaygısı, ölüm korkusu  gibi ana belirtiler oluşur. Panik atak nöbeti esnasında ölçülen tansiyonun yüksek olması, sizin tansiyon hastası olduğunuz anlamına gelmez.  Panik atak hastalarının, atak anında genellikle tansiyonları yüksektir.   Kalp atım sayısının çok yüksek olması ve damarlardaki büzülme nedeniyle, tansiyon değerleri yükselir.  Bu süreçte yüksek tansiyon hastası olduğunuz  yönünde ki kaygınızda,  yaşam kalitenizi olumsuz yönde etkiler.   Aniden yükselip inen tansiyon genellikle panik atak nedeniyle olur. Hastalar da tansiyon yüksekliği nedeniyle beyin kanaması geçirip felç olma kaygısı yaşarlar. Sık sık tansiyonlarını ölçerler. Ölçtükçe daha yükselir ve bir kısır döngüye girerler.    En doğrusu tansiyon aletinden uzak durmalar...

Stres panik atağı tetikler mi?HEMŞİREDEN

İzimi süren bir panter var: Bir gün beni öldürecek olan Adımlarını durdurmak için yüreğimi fırlatıyorum, Susuzluğunu dindirmek için kan saçıyorum; O yiyor, ama yine de ihtiyacı yüzünden yiyecek arıyor, Mutlak bir adaklığa zorluyor… Panter merdivende Yukarı çıkıyor...  SYLVİA PLATH             PANİK ATAK krizi   her zaman her yerde insanın başına gelebilecek bir sağlık sorunudur. Bunun sevdiğimiz ya da sevmediğimiz bir ortamda bulunmakla bir ilgisi yoktur.  Biraz öğrenmişlikle de alakalıdır.     ilk panik atak krizini bir alışveriş merkezinde geçirdiyseniz, alışveriş merkezine her gittiğinizde yeni bir kriz beklersiniz. Bu bekleme anksiyetesinden dolayı o kriz mutlaka gelir.   Panik atak yaşamımızda gelgitler arasında kaldığımız dönemlerde yaşadığımız duygu patlamasıdır. Bence bu durum birazda kişilik özelliği ile ilgilidir. Genelde küçük şeyleri stres yapan, stres seviyesini normalin üstünde t...

Sevgili Panik Atak- HEMŞİREDEN

                                                           Panik atak anında her şeyin farkında olsak da, vücut korku moduna geçtiği için  her şeyden korkarız...   Aslında kendimizi uzaktan değerlendirirsek ''korkudan korkmak'' gibi bir kısır döngüde olduğumuzu anlarız. O an aklımızda neler geçiyorsa  o düşünce yapısını değiştirmemiz gerektiğini bilmeliyiz... Yine de baktık geliyor, biz kendimize güvende olduğumuz bunun geçici bir şey olduğu sinyalini verirsek, korku oluşması çok daha zorlaşır.          İnsan  neden yaşadığı hayatı, kontrol altına almaya çalışır ki? Kontrol altına alınan her düşünce ve davranış daha işkence verici bir duruma dönüşmez mi? Hayatı akışına bırakmaktır en doğrusu..   Ben ne mi yapıyorum? Panik atak geldiğinde karşısına dikilip,  Eyy sevgili panik...