Panik atak toplumda hastalık hastalığı olarak bilinse de aslında biri neden biri sonuçtur. En küçük fiziksel hastalık belirtilerini felaket olarak yorumlamaya yatkın, kaygı hassasiyeti yüksek kişilerin panik atak geçirme riski yüksektir.
Her atakta hastaneye giden hasta, bir süre sonra çok daha ciddi hastalıkları olduğuna inanmaya başlar. Hastalığından başka bir şey düşünemez olur. Yoğun bir stres altına girip bu strese bağlı fiziksel rahatsızlıkları da deneyimlemeye başlar. Bu durum da hasta olduğuna dair inancını iyice pekiştirir.
Sıradan ve masum bedensel belirtileri (basit bir kol uyuşması, karın ağrısı, baş dönmesi gibi) ciddi bir hastalık belirtisi olarak yorumlar yoğun bir endişe içinde doktora başvurur.
Ancak bu hastalığa sahip bireyin asıl zorluklarından biri, doktorların “gereken her araştırmayı, tetkiki yaptık, siz de korktuğunuz türden ciddi bir bedensel hastalık yok” demelerine karşın buna ikna olmaması yada geçici bir rahatlama his etse de yeni yeni hastalıklarla doktor kapılarını aşındarmaya devam etmesi...
Sürekli endişe halinde olan hastalıktan başka bir şey konuşmayan kişinin zamanla sosyal ve iş hayatı da bu nedenle bozulmaya başlar. Etrafındaki insanlar sürekli bu kişinin ağrılarını, rahatsızlıklarını dinlemekten sıkılırlar.
Aslında ne kadar mızmızlanmayı sevse de etrafındaki insanların keyiflerini kaçırsa da şımarıklığın etkisiyle sızlanıp duran dertsiz tasasız insan da değildir. Hasta olduğuna gerçekten inandığı için her gün kendisine yeni bir ölümcül hastalığın teşhisini koyan her teşhisinde ölüm korkusu yaşayandır.
Duygusal çatışma yaşadığımız her durum bedenimizi etkiliyor. Aslında günlük yaşamımızda pek çoğumuz üzüntü ,endişe ve stresle yüzleşmek zorunda kalıyoruz. Stres normal düzeyini aştığı zaman kronikleşip sürekli endişe ve korkuya neden olduğunda çeşitli hastalık belirtilerine dönüşebiliyor.
Hayat sonsuz bir enerji ve bu enerjiyi iyi yönetmek tamamen bizim elimizde. Biz nasıl olumsuz düşüncelerle hastalığı yaratabiliyorsak olumlu düşünüp pozitif enerjiyle iyileşeceğimizin farkında olmalıyız

Evet bizler daha güçlü olmalıyız ki hiç bir panik atak bizlerle baş edemesin dediğiniz gibi direksiyonun hakimiyetini asla elden düşürmemek lazım
YanıtlaSilTeşekürler
Ben teşekkür ederim güzel yorumunuz için.
YanıtlaSil😇😇😇😇😇😇😇🤕🤕🤕
YanıtlaSil🤕🤕🤕
SilBir panik atak bu kadar güzel anlatılıp ,yorumlanabilirdi bizleri aydınlattığınız için teşekkür ederiz
YanıtlaSilBen teşekkür ederim güzel yorumunuz için
YanıtlaSilGerçekten çok başarılı bir yazı olmuş Münevver Hanım. Bu rahatsızlıktan müzdarip bir çok insanın duygularına tercüman olmuşsunuz. 😊👏👏👍
YanıtlaSilTeşekkür ederim . Bizi bizden daha iyi anlayan olmaz .
SilEvet bende çok beğendim başarılar dilerim
YanıtlaSilTeşekkür ederimmmm
YanıtlaSilSizin de dediğiniz gibi hayatın direksiyonuna kendimiz geçemediğimiz için bunları yaşıyoruz ayrıca yazı başlığı çok güzel açıklayıcı ve dikkat çekici
YanıtlaSilTeşekkür ederim güzel görüşünüz için
SilALlahim bu ne ya sanki beni anlatilmisim super bi anlatim
YanıtlaSilPanik atağın hisettirdikleri az çok aynı. Teşekkürler
SilBir panik atak jastasi olarak yazdıklarınıza kendimi gördüm bravo tebrik ederim
Sil